16 Ekim 2012 Salı

SAVAŞÇI

Savaşçı olmak.
Nedir savaşçı olmak. İlk defa işitildiğinde ürkütücü geliyor insana , peki anlatılmak istenen çatışma içinde olamak mı yoksa başarı için çalışmak mı? Bu sert kelime başarı için çaba sarf etmek olarak dile getirildiğinde hiç de ürkütücü olmuyor.

Kimler savaşçıdır? Etrafımızda ki insanları inceleyerek bulabilir miyiz acaba onları? ya da derin bir konumudur    bu kavram. Belki çok geniş bir konu ama ban kendimce savaşçı kişileri tanımlamak ve örneklemek istiyorum.

Benim için en büyük savaşçı annem. Onu tanıdığımdan beri hep mücadele için de , iyi bir eş , iyi bir anne , iyi bir öğretmen , iyi bir dost , iyi bir arkadaş .....olmak için. Diyebilirsiniz tüm insanlar savaşçı o zaman ,belki !
ama benice en büyük savaşçı annemdir. Kardeşim ve beni büyütmek için çok çabaladı, bir çocuğun bütün fiziksel ihtiyaçları yanında duygusal ihtiyaçlarını da göz ardı etmedi , sevgisiyle büyüttü bizi.
Çocukluğumdan hatırladığım anılarımda annem sürekli bir işle uğraşıyor olur. Mutfakta yemek yapıyor, evin her köşesinde temizlik yapıyor, zamanın teknolojik şartlarında merdaneli çamaşır makinemizle çamaşır yıkıyor oluyor.En belirgini de hafta sonları olan çamaşır günüdür. O gün, genel de pazar günü, Bütün evde ne var ne yok banyo önünde toplanır ve akşama kadar yıkanıp serilir , gece de toplanan çamaşırlar itinayla katlanıp yerine yerleştirilir.Teyzem anneme sürekli olarak ''ev de makineye atıp yıkamadığın bir tek çocuklar kaldı. elinden gelse onları da yıkarsın '' derdi. Çok ilginçtir ben de anneme benziyorum bu konuda elime geçen her şeyi yıkamadan kaldıramam.Bu yüzden haftanın her günü çamaşır makinem çalışır.Bizler şanslı nesilleriz Çamaşırlarımız kolayca yıkanıyor.Çocukluğumdan hatırladığım bir ayrıntı da ot süpürgeler. elektirikli süpürgemiz vardı ancak her zaman onu kullanmazdık. Haftada bir gün açılırdı hatta komşulara da ödünç verilirdi çünkü her evde yoktu.Tozları ot süpürgeyle süpür havalansın arkanı dön geri yerlerine yerleşsinler. Daha sonraki zamanlarda ot süpürgeyi bıraktık ta rahata kavuştuk.
Bir de telefon var tabi ki , her evde yok telefon olanlarda parmakla sayılır. PTT ye müracat ediyorsun sonra da aylarca bekliyorsun. Bizim de öyle olmuştu dilekçeye cevap aylar sonra gelmiş ve eve telefon bağlanmıştı,telefonla ne yaparsın ki her evde yok. Neyse ki kısa zamanda yaygınlaştı da anlam kazandı. Annemin telefonla konuşurken fotoğrafı bile vardı. :)Güzel günlerdi yüzümde bir tebessümle anıyorum o günleri .  Kızıma  çocukluğumu anlatınca gözünde canlandırabilecek mi acaba ?Göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder